Cemal Süreya Kısa Sözleri

Cemal Süreya Kısa Sözleri ;Ben üstada tek kelime ile Türk Edebiyatının Modern Dâhisi diyebilirim. Daha ne olsun. Gelin birlikte kısaca hayatından bahsettikten sonra kısa sözlerine geçelim.

Cemal Süreya’nın, kendisi gibi ünlü bir şair olan Sezai Karakoç ile aynı kadına aşık olması üzerine, kimin aşkının tercih edileceği hakkında iddiaya girdiği ve sevdiği kadın tarafından reddedilip iddiayı kaybedince de soyadındaki iki “y” harfinden birinden vazgeçtiği sıklıkla anlatılan bir edebiyat dedikodusudur. Cemal Süreya aşkı için soyadından vaçgemiş bir edebiyatçıdır.

İstanbul ili Kadıköy ilçesinde sokakta yürürken  kaldırım taşlarında “Hayat kısa kuşlar uçuyor” yazısını görürseniz hiç şaşırmayın. Cemal Süreya’nın yaşamış olduğu evin tam önündesiniz. Ne kadar harika değil mi ? Cemal Süreya 1930 yılında Erzincan ilinde doğup 1990 yılında İstanbul ilinde vefat etmiştir. Yazmış olduğu şiirler ile herkesin derin duygularına kadar inebildi.

Gelin size Cemal Süreya’nın şiirlerinden biraz bahsedelim ve Cemal Süreya Kısa Sözleri;

-Konuşmuyor, anlatmıyor diye hissetmiyor sanmayın. Kimisi içine atar çığlıklarını. Özlemek, ölmekten sadece iki harf fazla be çocuk.

Öyle büyümüş ki içimizdeki yalnızlık. Sevilmeyi beklerken, beklemeyi sevmişiz.

-Sesinde ne var biliyor musun? Söyleyemediğin sözcükler var.

Okyanusta ölmez de insan, gider bir kaşık “sevda” da boğulur.

-Baktım gülüşünden güzel şiir olur, ben de sevdim gitti.

Yüreğine giden bir bilet kes, cam kenarı değil can kenarı olsun.

-Biz kırıldık daha da kırılırız. Kimse dokunamaz bizim suçsuzluğumuza.

Bir gün ayrıldık ve sevilmekten eskimiş bir renk gibi hissettim kendimi.

-Aklıma bile gelmiyorsun artık, o kadar kalbimdesin ki!

-Aşklarda bakım istiyor, öğrenemedin gitti.

Umut belki de gelecek sayfadadır. Kapatma kitabı

Sen bakma bu kadar hüzünlü şeyler yazdığıma, ben çok gülerim ve gülerken yalan olduğunu kimse anlamaz.

Her gece onu düşünmekten saatim ilerlemek oldu. Kim sorsa saat kaç diye, cevabım hep aynı… O’na doğru…

Kim demiş aşk uğruna ölmek zor? Uğruna ölünecek aşk bulmak zor.

Bir takvim ve bir şişe rakı yeter bana. Takvim, senin geleceğin günleri saymaya, Rakı gelmediğin günleri kurtarmaya.

Nazar değmesin diye mi kurşun döküyordu kalleşler masum çocuklara?

Ben senin sevgilin, baban, ağabeyin, arkadaşınım… Biri bitse biri kalır. Seni hiç bırakmayacağım.

Her gece onu düşünmekten saatim ilerlemez oldu. Kim sorsa saat kaç diye, cevabım hep aynı; o’na doğru.

Sen bakma bu kadar hüzünlü şeyler yazdığıma, ben çok gülerim. Ve gülerken hiç kimse yalan olduğunu anlamaz.

Hangi şarkıyı duysam, bizim için söylemiş sanki. Tek yanlı AŞK kişiyi nasıl aptallaştırıyor. Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini.

DEVAM EDELİM;

Öyle güzel bakma bana; Allah yarattı demem severim!!!

SEN; aklım ve kalbim arasında kalan, en güzel çaresizliğimsin.

Küçük bir çocuğun yokuş aşağı koşması gibi seni düşünmek… Biraz heyecan, biraz da düşecekmiş korkusu…

Yaşamaz aşkı günübirlik, arar sevgide derinlik… Arar sevgide derinlik, edecek sana yarenlik…

Sen yeter ki içinden de olsa seni seviyorum de; benim kulaklarım çınlasın yeter.

Zaman lazım sadece, unutacaksın! Nasıl unuttuysan çocukluğunu, kırılan oyuncaklarını. Kırılan kalbini de öyle unutacaksın.

Küçükken anneme mezarlıktan korkuyorum dediğimde “ölüden değil, diriden kork” demişti. Zamanla anladım ki annem yine haklıydı.

Öylesine sevdim ki seni, öylesine sensin ki! Kuşlar gibi cıvıldar, tattırdığın acılar.

Cevap veriyorum zamanla her şey geçer diyen akıllılara; geçen tek şey zamandır anlayan, anlatsın anlamayanlara.

Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere ve Hepinize hoşçakalın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir